Cumhuriyet Halk Partisi, Engellilerin Haklarını Korumak İçin Anayasa Mahkemesi’ne Başvurdu
Cumhuriyet Halk Partisi, 7538 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un yürürlüğünü durdurma ve iptal istemiyle Anayasa Mahkemesi’nde (AYM) dava açtı. CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, “Türkiye’de enflasyon, hayat pahalılığı bu kadar ileriye doğru gitmişken engellilerin haklarını ellerinden almaya yönelik bir düzenleme için ‘Bu kadar da olmaz’ diyoruz ve hem iptali hem de yürürlüğünü öncelikle durdurulması için Anayasa Mahkemesi’ne getiriyoruz” dedi.
CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, dava dilekçesini Genel Başkan Yardımcısı Zeliha Aksaz Şahbaz ve Ankara Milletvekili Aylin Yaman ile birlikte verdikten sonra AYM önünde konuya ilişkin açıklamalarda bulundu. Günaydın, şunları kaydetti:
“CHP, Türkiye’nin gerçek gündemini, yurttaşın sorunlarını ve onlara çare olma çabasını ısrarla sürdürüyor. 9 Ocak 2025 tarihinde Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair bir kanun Resmi Gazete’de yayımlandı. Hangi hükümlerini Anayasa Mahkemesi’ne getiriyoruz?
Bunu paylaşmak isterim. Çok önemli bir konu, engelli yurttaşlarımızın daha evvel kazanmış oldukları geriye götüren düzenlemeler var. 2008 yılından önce sigortalı olan engellilere yaşlılık aylığı verilirken, vergi indirimi yani engellilik durumlarının toplamının esası yerine, meslekte kazanma, çalışma gücü kaybı; yani en yüksek engellilik durumu baz alınıyor ve dolayısıyla engelli sigortalılara daha düşük miktarda yaşlılık aylığı bağlanmasının formülü yaratılıyor. Yani Türkiye’de enflasyon ve hayat pahalılığı bu kadar ileriye doğru gitmişken, engellilerin haklarını ellerinden almaya yönelik bir düzenleme için bu kadarı da olmaz diyoruz ve bu nedenle hem iptali hem de yürürlüğünün öncelikle durdurulması için Anayasa Mahkemesi’ne getiriyoruz.
‘YENİ ZENGİNLER YARATTINIZ’
Her zaman söylediğimiz gibi kişisel verilerin sağlık alanında da üçüncü kişilerle paylaşılmasının önü açılıyor ve bu açıkça insan haklarına aykırı bir düzenleme. Yurt dışından gerçekleştirilecek beşeri tıbbi ürün ve hizmet alımları Kamu İhale Kanunu’ndan istisna tutuluyor. Arkadaşlar kaçıncı kere ifade ediyoruz? Kamu İhale Kanunu’nu delerek yeni zenginler yarattınız, hazineyi boşalttınız. Bunu yasanın içine açık açık koyuyorsunuz. Artık bir tereddüt de duymuyorlar, vatandaşın bunu saptaması ve onları ayıplamasından artık bir tereddüt de duymuyorlar. Dolayısıyla Kamu İhale Kanunu’ndan istisna tutulan bu düzenlemeyi de iptali için getirdik.
‘RAPORLARIN ÜCRETLİ OLMASI BU DÖNEMDE YAPILABİLECEK BİR ŞEY DEĞİL’
Aile hekimlerinde ücretli akupunktur ve fitoterapi uygulamalarının yapılması; bu, modern tıbbın gereklerinin aksine bir uygulamadır ve dolayısıyla iptalini talep ediyoruz. Yine aile hekimlerince verilen özel amaçlı raporların ücretli olması bu dönemde yapılabilecek bir şey değil. Bu bir kamu hizmetidir ve kamu hizmetinin vatandaşa ücretsiz verilmesi esas olmalıdır. Aile hekimlerinin çalışma saatleri yine kanunilik ilkesinin aykırılığına olmak üzere Sağlık Bakanlığı’nca belirleniyor. Aile hekimlerinin döner sermaye gelirlerinden alacağı pay Sağlık Bakanlığınca belirleniyor; bunun da iptalini ve yürürlüğünün durulmasını talep ediyoruz.
‘İPTALİNİ İSTEDİK’
Devlet desteği alacak klinik araştırmalar Sosyal Güvenlik Kurumu’nca belirleniyor. Burada keşke bir ölçüt koysanız ve objektif ölçütlerle bu işi yapsanız. Oysa idareye bir takdir yetkisi, ucu açık bir takdir yetkisi bırakıldığında, keyfiyet ve yandaşlara yönelik özel muamelenin Türkiye’de nasıl yapıldığını hepimiz biliyoruz. Ayakta, tedavide hekim ve diş hekimi muayenesinde katılım payı 2 liradan 20 liraya çıkartılıyor, yani tam 10 kat artırılıyor. Yani bir kere daha insaf demekten başka yapabilecek bir şeyimiz var. Nedir o? İptalini ve yürürlüğünün durdurulmasını talep etmek. Tarımsal faaliyetlerin başlaması ve sonlanmasına ilişkin olarak Ziraat Odalarının Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyenlere, 15 Ocak 2021 tarihinden önce verilen idari para cezalarının tahsilinden vazgeçilmesine rağmen, eşitlik ilkesi bağlamında mülkiyet hakkının aksine cezalarını ödemiş olanlara ret, iade veya mahsup yapılmaması… Yani cezasını zamanında ödeyen vatandaşı adeta yolunacak tavuk olarak görmek ve onlara yönelik bir mahsuplaşma ya da iade yapmamak… Akıl alır gibi değil ama AKP’nin aklıyla bunlar kanunlara konu olabiliyor. Ve nihayet iş sağlığı ve güvenliği alanında faaliyet gösterecek ekipman muayene kuruluşlarının Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca belirlenmesi.
‘UMUYORUM Kİ AYM DOĞRU KARARI ALIR’
Bunların tamamı yurttaşa ya doğrudan ya da dolaylı olarak olumsuz yansıyacak hükümlerdir. Cumhuriyet Halk Partisi Grubu hem komisyonlarda hem Genel Kurul’da etkili muhalefet yaparak bunların düzeltilmesi talebini ileri sürmüştür. Bazıları düzeltilmiştir; düzeltilmeyip de kanuna konu olanların da hem iptali için hem de yürürlüğünün durdurulması için bugün sizlerle beraberdik. Sağlık Politikalarından sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Sayın Zeliha Akbaş Şahbaz ve Sağlık Komisyonu üyemiz Sayın Aylin Yaman ile birlikte Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun iptal dilekçesinin özünü sizlerle paylaştık. Ben umuyor ve diliyorum ki, Anayasa Mahkemesi zaman geçirmeksizin etkili ve doğru kararları alır ve yurttaşlarımızın aleyhine olan kazanılmış hakları geri alan bu düzenlemeler bir an evvel iptal olur.
(ANKA HABER AJANSI)
More Stories
Ramazan öncesi son kullanma tarihi geçmiş 17 ton çikolata ele geçirildi
Suudi Arabistan’da Ramazan için hızlı tren operasyonları tamamlandı
Öcalan’dan ‘silah bırakma’ ve ‘fesih’ çağrısı: Dış basın nasıl gördü?